Yaklaşımım

Neden Bütünsel İfade Becerileri?

Bir insan konuşurken yalnızca kelimeleri konuşmaz.

Sesi, nefesi, bedeni, düşünceleri, duyguları, geçmiş deneyimleri ve karşısındaki insanla kurduğu ilişki de o ifadenin içindedir.

Bu nedenle ben ifade becerilerini yalnızca "daha güzel ve doğru konuşmak" üzerinden ele almıyorum.

Elbette sesimizi nasıl kullandığımız, nefesimiz, artikülasyonumuz, kelime seçimlerimiz ve beden dilimiz önemli. Ancak bütün bunların arkasında başka sorular olduğuna inanıyorum:

Ne söylemek istiyorum?
Bunu neden söylemek istiyorum?
Düşüncemi ne kadar açık kurabiliyorum?
Duygumla sözüm birbiriyle ne kadar örtüşüyor?
Karşımdaki insanı gerçekten dinliyor muyum?
Ve kendimi ifade ederken ne kadar kendim olabiliyorum?

Benim için bütünsel yaklaşım tam olarak burada başlıyor.

İnsanı parçalara ayırmadan çalışmak

Bütünsel İfade Becerileri Atölyesi'nde ses, nefes, beden, düşünce, duygu, dinleme ve iletişimi birbirinden bağımsız alanlar olarak görmüyorum.

Çünkü birindeki değişim diğerini de etkiliyor.

Bazen bedendeki küçük bir farkındalık sesi değiştiriyor. Bazen düşüncemizi daha iyi yapılandırmak kelimelerimizi sadeleştiriyor. Bazen gerçekten dinlemeye başladığımızda konuşma biçimimiz değişiyor. Bazen de kendimizi ifade etmekte yaşadığımız güçlüğün cevabını teknikte değil, kendimizle kurduğumuz ilişkide buluyoruz.

Bu nedenle eğitimlerimde yalnızca "Nasıl konuşmalıyım?" sorusunun değil, "Nasıl bir iletişim kuruyorum?" sorusunun da peşinden gidiyorum.

Farklı disiplinlerden beslenen bir eğitim

İnsanı anlamaya çalışırken tek bir alanın bize yeterli olabileceğini düşünmüyorum.

Bu nedenle çalışmalarımı ses ve konuşma teknikleriyle sınırlandırmıyor; sanattan, edebiyattan, felsefeden ve bilimsel yaklaşımlardan da besliyorum.

Bazen bir metin, bazen bir sanat eseri, bazen bilimsel bir bilgi, bazen de birlikte üzerine düşündüğümüz tek bir soru çalışmamızın parçası olabiliyor.

Amacım daha fazla bilgi biriktirmek değil.

Öğrendiğimiz şeyi kendimizi, karşımızdaki insanı ve dünyayla kurduğumuz ilişkiyi daha iyi anlayabilmek için kullanmak.

Tek bir doğru ifade biçimi yok

Herkesi aynı biçimde konuşan, aynı biçimde davranan ya da kendisini aynı kalıplarla ifade eden insanlara dönüştürmek istemiyorum.

Tam tersine, eğitimin kişinin kendisine biraz daha yaklaşmasına yardımcı olması gerektiğine inanıyorum.

Bu yüzden çalışmalarımda amacım size nasıl olmanız gerektiğini öğretmek değil; kendi ifade biçiminizi fark edebileceğiniz, geliştirebileceğiniz ve gerektiğinde dönüştürebileceğiniz bir alan açmak.

Çünkü benim için iyi ifade, kusursuz görünmek değildir.

Düşündüğünüz, hissettiğiniz ve söylediğiniz şey arasında daha güçlü bir bağ kurabilmek; karşınızdaki insanı gerçekten duyabilmek ve bütün bunların içinde kendiniz olarak kalabilmektir.

Benim "bütünsel ifade" derken kastettiğim tam olarak bu.

Sevgilerimle,
Didem Hoca